DUYURULAR

lotta-feministanin-arsivlerinin-acilmasi-icin-kampanyaİtalyan otonomist feministlerinden Mariarosa Dalla Costa’nın, başta İtalya’da 70’lerdeki kadın hareketinin önemli...
no-tav-hareketi-yine-saldiri-altinda Kimden: Silvia Federici silvia.federici@hofstra.edu   Lütfen bu bildiriyi imzalayın, olabildiğince...
her-seyi-istiyoruz Vicdanı ve utancı olmayan onursuz insanlar!.. Dini imanı para olmuş patronlar ve köleler! El pençe divan...
otonom-27-sayi-merhaba  Merhaba,Dünyanın bütün dilerini bilseydik… Balıkların, denizlerin; kuşların, gökyüzünün, bulutların;ağaçların,...
Kategori: Politik Teori
Gösterim: 3581
Yazdır

İtalyan yoldaşlarımızın Gezi süreci üzerine sorularını yanıtladık...

 

1) İstanbul’daki hareket bir parkın savunulması ile başladı, ama kısa sürede genel sorular ortaya çıkardı. Hareket nasıl başladı? Özellikle hareketin soykütüğünü öğrenmek istiyoruz: önceki mücadeleler ve hareketlenmeler, yeni olan öğeler, katılım biçimleri vs. Bu hareket, önceki direniş biçimlerinin yeniden bileşiminin bir alanını mı, yoksa her şeyden önce politik eylemin yepyeni bir alanını mı ifade ediyor?

 

Devamını oku...
 
Kategori: Gençlik ve Üniversiteler
Gösterim: 2793
Yazdır

İktidar ilişkileri akışkan ve değişime içkindir. İktidar biyopolitik bir strateji, pratik ve ilişkiselliktir. Yaşamın her alanı üzerinde iktidarların işlemesine karşı artık her yer direniş ve mücadele alanı haline gelmiş bulunmakta. İktidarın tahakküm nesnesi ise beden ve hayattır. Artık temel sorumuz hayata karşı hayatı nasıl kuracağımıza oturur.

 

Hayatın Ontolojisi: Çokluk

 

Devamını oku...
 
Kategori: Gençlik ve Üniversiteler
Gösterim: 3396
Yazdır

Sol açısından anlamlandırmakta zorluk çektiğimiz berbat bir tarihsel dönemden geçiyoruz. Bu süreçte “entelektüel rantiyer” adını verebileceğimiz yeni bir figürün sol “piyasa”da modalaştığını söylemek yanlış olmayacaktır.

Solun en önemli değeri, hukuksal hak üzerinden değil, emeğin hakkı üzerinden konuşma kültürüydü.  Çünkü bu kültürün maddi bir karşılığı vardı, devrimcilik emek isteyen bir işti. Bu emeği içermeyen sözün kıymeti harbiyesi yoktu.  Bir genelleme olarak, artık Sol bu değerini yitirdi. Söz, kelamdan lafa dönüştü.

Devamını oku...
 
Kategori: Politik Teori
Gösterim: 3497
Yazdır

 

1 Haziran, temsil’in politik olanına karşı, ifadenin politik olanıdır. 1 Haziran, zamanın mekanlaştırılarak ölçülmesi olan “olgu” değil, ölçülemez olan tekil sürelerin akışı ve kesişimi olan “olay”dır. 1 Haziran, aklın, öznenin yaşamı nesneleştiren pratiği değil, bedenin, duyguların akışı, bir olay olarak yaşam, fikri olan duygunun bir ifadesi, bir oluş’tur. 1 Haziran, tümelin, temsilin ve öznenin hiyerarşisiyle işleyen çalışan bir ulus, bir halk değil, tekilliğin, bedenin, duyguların, yaşamın bilinç dışı vürtüelliğiyle işleyen arzu makinesi çokluktur.

Devamını oku...
 
Kategori: Gençlik ve Üniversiteler
Gösterim: 3479
Yazdır

Geçtiğimiz Aralık ayında Boğaziçi Üniversitesi’nde Starbucks işgali gerçekleştirildi ve iki buçuk ay sürdü. İşgal medyatik bir toplumsal desteği arkasına aldı fakat YÖK ve rektörlük tarafından herhangi bir soruşturma açılmadan, polis müdahalesi yapılmadan kendi içinde çözülerek sona erdi.

Bu içerden çürüme üzerine düşünmemiz gerekmektedir. Starbucks işgali ve işgalin çözülerek bitmesi üzerine düşünmenin, konjonktürel bir eylem değerlendirmesinin ötesinde çok daha ciddi bir öneme sahip olduğunun altını çizmek gerekiyor.

Devamını oku...
 
Kategori: Politik Teori
Gösterim: 3087
Yazdır

 

 

1 Haziran 2013… “Vicdan” ve “Onur” çığlığıyla yeni bir siyasal gün yarattı. Bu çığlık, bu toprakların devrimci direniş tarihine sunulan bir onur, bir neşe, bir şenlik, devrime sunulmuş bir hediyedir. 1 Haziran yalnızca bu toprakların vicdanın, onurunun ve adaletinin bir çığlığı değil, dünyanın bir yerlisi olarak küresel direniş şenliğinin bir parçası olmuştur. Şenliğimiz kutlu olsun.

Devamını oku...
 
Kategori: Otonomist Marksizm
Gösterim: 4372
Yazdır

 

 

“Bu şema özgürlükçü Marksizm içindeki farklı eğilimleri gösteren basit bir ‘soyağacı’dır. Eşleştirmeler mükemmel olmamakla beraber, elbette bağlantılar göründüğünden daha karmaşıktır. Özgürlükçü Marksizm içindeki çeşitli eğilimler üzerindeki etkisinden dolayı, V.I. Lenin’i de bu bu şema içine dahil ettik (ancak Luxemburg, Lenin ve ilk Konsey Komünistlerini etkilemiş olsa da bir bütün olarak Sosyal Demokrasi’yi dahil etmedik). Buradaki dert her gruptan söz etmek değil, teori ve pratiğe yapılan özgün katkıların izini sürmektir.”

Devamını oku...
 
Kategori: Politik Teori
Gösterim: 3740
Yazdır

Politik kriz, iki antagonist kavramı birlikte üretiyor: tahakküm ve özgürlük. Kapitalizm aşkınlık düzlemi ve sonsuz bir tahakkümdür. İçkinlik düzlemi özgürlük ise kapitalizm için sonsuz bir kriz pratiğidir. Bu bağlamda tahakküm, özgürlük kavramını diyalektik içinde tutarak işliyor ve çalışıyor. Tahakküm bu nedenle krizin diyalektiğinde kendini olumluyor. Özgürlük, politik pratiğini tahakkümün olumsuzlaması üzerinden kurdukça nihilizmin diyalektiği içinden çıkamıyor ve böylece tahakkümü reforme ederek yeniden üretiyor.

Devamını oku...
 
Kategori: Politik Felsefe
Gösterim: 3337
Yazdır

Nevin Ferhat - Kemal Baş         .

Yakın bir tarihte ekonomik krizlerin çarpıntısıyla Marx okunmaya başlanmıştı, hem de hâlâ Marksist olan var mı kahkahalarına rağmen. Avrupa, Amerika, Ortadoğu isyan ve savaşla çalkalanıyor. Özellikle Afrika’nın Akdeniz kıyısından başlayıp neredeyse bütün bir Ön Asya’yı içine alan ayaklanma ve direnişler, dünyaya yayılan yeni bir mücadele dalgasının imkanlarını yarattılar. Ya da Badio’nun da ifade ettiği üzere, kendi icatlarının yaratıcılığıyla bu hareketler birilerinin çok uzun zamandır vaktinin geçtiğini iddia ettiği siyasal ilkelere hayat veriyor ve eski dünyanın güzel günleri geri mi gelecek diye umutlanıyoruz.

Devamını oku...