DUYURULAR

lotta-feministanin-arsivlerinin-acilmasi-icin-kampanyaİtalyan otonomist feministlerinden Mariarosa Dalla Costa’nın, başta İtalya’da 70’lerdeki kadın hareketinin önemli...
no-tav-hareketi-yine-saldiri-altinda Kimden: Silvia Federici silvia.federici@hofstra.edu   Lütfen bu bildiriyi imzalayın, olabildiğince...
her-seyi-istiyoruz Vicdanı ve utancı olmayan onursuz insanlar!.. Dini imanı para olmuş patronlar ve köleler! El pençe divan...
otonom-27-sayi-merhaba  Merhaba,Dünyanın bütün dilerini bilseydik… Balıkların, denizlerin; kuşların, gökyüzünün, bulutların;ağaçların,...
Administrator tarafından yazıldı. Kategori: Politik Teori
Gösterim: 3189
Yazdır

Komünizm, Var Olan Her Şeyin Acımasız Bir Eleştirisidir: Michael Hardt İle Röportaj[i]

 

Ortak Zenginlik[ii] şu soruyu yanıtlamak için bir girişim: Bugün komünist politik praksis ve teorinin koşullarını ve ufkunu yeniden nasıl inceleyebiliriz? Bu, sadece on yedinci yüzyılın yönetim üzerine incelemeler geleneğinin başarılı bir yeniden canlandırılması değil aynı zamanda bir politik manifesto. Fakat Polonya’da soldan farklı kuramsal önermelerin nasıl algılandığına baktığımızda bu kitabın ülkemizde oldukça sert bir şekilde karşılanmasını bekleyebiliriz. Sosyalizm sonrası ülkelerin epistemolojik perspektif olarak Marksizmden “ümidini kesmiş” ve sol önermelerin çoğunu ideolojik olarak geçirmez hale gelmiş okurlarını, Ortak Zenginlik’te sunulan komünist projeyle ilişki kurmaya ikna etmeyi deneyebilir misiniz?

Devamını oku...
 
Administrator tarafından yazıldı. Kategori: Politik Felsefe
Gösterim: 3157
Yazdır

Sermaye doğa, toplum ve teknoloji arasındaki ilişkilere sınıfsal niteliğini veren toplumsal bir üretici güçtür. Kapitalizm altında bu ilişkilerin yapılanışı, sermayenin üretimine ve yeniden üretimine tabidir. Hayatı üreten güçler olarak doğanın ve toplumsal ilişkilerin sermayenin kâr mantığı altında metalaştırılmasının hem önkoşulu hem de sonucu ise, insanın doğa ve topluma yabancılaşmış bir varlık olarak “birey” kavramı altında özneleştirilmesidir. Kapitalizmde birey, insanın doğaya ve toplumsallığa, yani ortak olana içkin kudretleri üzerindeki bir özel mülkiyettir. Bunun da ötesinde, bir parçası olduğu doğayı ve toplumsal ilişkileri metalaştırarak mülkleştiren insan, birey biçimi altında metalaşarak kendisi de bir özel mülkiyet haline gelmiştir. Kapitalizmde emeğin “birey” olarak özneleştirilmesi,

Devamını oku...
 
Administrator tarafından yazıldı. Kategori: Politik Teori
Gösterim: 3111
Yazdır

“Filozoflar dünyayı yalnızca değişik biçimlerde yorumladılar, sorun onu değiştirmektir.”[i] Marx’ın 1845 yılında formüle ettiği “Feuerbach Üzerine Tezler”in ünlü 11. tezi tamamen Spinozisttir ve bu tez, Marx ile Spinoza ortaklığının soy kütüğünde önemli bir yere sahiptir.

 

Hangi Spinoza?

Arzu, iştahın bilinçli eylemidir ve Spinoza, hangi “arzu”ya göre “iyi”niz ya da “kötü”nüzdür?

Devamını oku...
 
Administrator tarafından yazıldı. Kategori: Politik Teori
Gösterim: 2016
Yazdır

Hareketlerin durumu üzerine açık bir tartışma

Antonio Negri

 

Amerikalı ve Avrupalı bazı yoldaşlar bana neden İtalya’da bir işgal hareketi olmadığını ve neden NO TAV[i] hareketinin toplumsal mücadelenin tek ifade biçimi olduğunu soruyorlar. Etkili bir başarı sergilemesine ve post-modern sınıf savaşının özgün ifadesi olmasına karşın NO TAV hareketi İşgal hareketlerinin taşıdığı niteliklerden yoksundur: toplumsal değişimin yaygınlaşması, hiyerarşileri ortadan kaldırma gücü ve her şeyin ötesinde radikal politik isyanlara kapı açan paylaşımcı ve “ortak” bir politik dinamik.

Devamını oku...
 
Administrator tarafından yazıldı. Kategori: Makaleler
Gösterim: 3406
Yazdır

Modern devletin gelişiminin tayin edici uğrağı, hiç şüphesiz tanrısal aşkınlığın bir referans olmaktan çıkmasıyla birlikte egemenliğin dünyevileşmesidir. Modern egemenlik, artık sadece kendine referansla düşünülebilecek bir yeryüzü gücüdür. Böyle bir yeryüzü gücü olarak onun önünde duran sorun, bu dünyadaki aşkınlık olarak kendini nasıl örgütleyebileceğidir. Teolojik temelinden arındırılmış olan egemenlik kendine bu dünyada nasıl bir temel bulabilecektir? İnsanların eylemlerini belirleyen ve disiplin altına alan, bu dünyanın ötesindeki ve üzerindeki tanrısal egemenlik yerinden edilmiştir.

Devamını oku...
 
Administrator tarafından yazıldı. Kategori: Otonomist Marksizm
Gösterim: 2725
Yazdır

Sermayenin politik pratiği değil, emeğin politik pratiği üzerinden bir okuma: İtalyan Otonomist Marksist gelenek

 

Sermayenin genişleyerek yeniden üretiminin tarihini okurken iki temel Marksist yaklaşım söz konusudur. Bunlardan birisi sermayenin tarihini üretici güçlerin gelişmesinin tarihi olarak okurken, diğeri sınıflar mücadelesinin politik tarihi olarak okur. Elbette bu iki farklı okumanın devlet, birey, özgürlük, komünizm meselelerinde farklı yaklaşımları mevcuttur. Bu farklılıklar aynı zamanda politik olanın kuruluşunda da farklı eğilimleri beslemektedir.

Devamını oku...
 
Administrator tarafından yazıldı. Kategori: Emek ve Değer Teori
Gösterim: 2827
Yazdır

“Çocuk doğurmamakta direniyorduk. Şiddetli savaşlardan aylar sonra savaşçılarımızdan birçoğu ölmüştü. Yerle bir olmuş köylerimizi, yine efendilere ait olan ülkemizi, arazi sahipleri için köleler gibi çalışmak zorunda kalan halkımızı görüyorduk…

Kuzeyin dağlık, ormanlık bölgelerine, volkan silsilelerindeki mağaralara çekilmek zorunda kalmıştık... Taguzgalpa kadınlarından haber almıştım. Erkekleriyle artık yatmamaya karar vermişlerdi. İspanyollara köle doğurmak istemiyorlardı.”

Devamını oku...
 
Administrator tarafından yazıldı. Kategori: Gençlik ve Üniversiteler
Gösterim: 2609
Yazdır

YÖK’ün 2 yıla yakın bir zaman harcayarak hazırladığı yeni YÖK yasa tasarısı ile son 15 yıldır üniversitelerin küresel ekonomiye uygun olarak yeniden yapılandırılışında karşılaşılan bürokratik engellerin kaldırılıp, yüksek öğretimde tamamen sermaye odaklı bir anlayışın oturtulduğu ve bu bağlamda gerçekleştirilen ve gerçekleştirilecek tüm etkinliklerin de yasalarla güvence altına alınmaya çalışıldığını görüyoruz. Küresel dünyada rekabet edebilen bir Türkiye için yüksek öğretimin “çeşitlilik, kurumsal özerklik ve hesap verebilirlik,

Devamını oku...
 
Administrator tarafından yazıldı. Kategori: Politik Felsefe
Gösterim: 5419
Yazdır

20. yüzyıl düşünce dünyasına damgasını vuran filozoflardan biri de Deleuze’dür. Felsefeden, sinemaya, sosyolojiden psikolojiye yayılan geniş bir yelpazede eserler vermiş, bu alanlarda yeni bir kapı açmıştır. Deleuze’ün ünlü olmasıyla birlikte onun yorumladığı, okuduğu filozoflar da yakın zamanda tekrar okunmaya başlanmıştır.

Devamını oku...