Administrator tarafından yazıldı. Kategori: Otonomist Marksizm
Yayınlanma: 27 Haziran 2014 Gösterim: 4521
Yazdır


[i]
Sercan Çalcı ile Hasan Aslan

 

“Hiyerarşi basitçe piramit biçimli değildir; patronun ofisi kulenin tepesinde olduğu kadar koridorun sonundadır.”

Deleuze ile Guattari

 

Intro

Kuleyi asansörle çıkan birisinin hiyerarşiyi yalnızca dikey bir şey olarak düşünmesi kaçınılmaz olmasa da, merdivenden çıkmak zorunda olan diğeri için her bir adımda kendini hissettiren hiyerarşiyi ve iktidarı yataylık, döngüsellik olarak düşünmek zorunludur. Çağımız, bürokratik ve hukuki bir hiyerarşi-iktidar modelinin terk edilerek gündelik hayatta kendi organik-inorganik kaynaklarını bulan yeni bir iktidar teknolojisinin gelişimine tanıklık ediyor.

Devamını oku...
 
Administrator tarafından yazıldı. Kategori: Otonomist Marksizm
Yayınlanma: 27 Haziran 2014 Gösterim: 3273
Yazdır

[i]Türkiye'de bir hayalet dolaşıyor. Siyasi iktidarın ve ekonomik düzenin bütün bir hayatı ve dünyayı baskıcı bir şekilde belirlemesinden rahatsız veya buna direnen insanların bir araya gelme, birlikte çalışma ve örgütlenmesinin hayaleti. Neredeyse bir aydır sokakta olan gençlik, "Artık yeter!" feryatlarıyla ülkenin dört bir yanında sokaklara dökülen halk ve onlarca parkta "Ne yapmalı?" sorusunun sorulduğu ve tartışıldığı halk meclisleri ve forumları bunun bir kanıtı. Siyasi iktidar, polis, medya ve işbirlikçi entelektüeller kol kola girip bu hareketlerin halk düşmanı bir komplonun oyunu olduğu yalanını haykırıyor.

Devamını oku...
 
Administrator tarafından yazıldı. Kategori: Otonomist Marksizm
Yayınlanma: 27 Haziran 2014 Gösterim: 2224
Yazdır

1 Haziran, temsil’in politik olanına karşı, ifadenin politik olanıdır. 1 Haziran, zamanın mekanlaştırılarak ölçülmesi olan “olgu” değil, ölçülemez olan tekil sürelerin akışı ve kesişimi olan “olay”dır. 1 Haziran, aklın, öznenin yaşamı nesneleştiren pratiği değil, bedenin, duyguların akışı, bir olay olarak yaşam, fikri olan duygunun bir ifadesi, bir oluş’tur. 1 Haziran, tümelin, temsilin ve öznenin hiyerarşisiyle işleyen çalışan bir ulus, bir halk değil, tekilliğin, bedenin, duyguların, yaşamın bilinç dışı virtüelliğiyle işleyen arzu makinesi çokluktur.

Devamını oku...
 
Administrator tarafından yazıldı. Kategori: Otonomist Marksizm
Yayınlanma: 27 Haziran 2014 Gösterim: 2760
Yazdır

geleceği şimdiden kurmak için…

özgürlüğe alan açmak için…

doğrudan demokrasiyi hayata geçirmek için…

otorite karşıtlığını toplumsallaştırmak için…

 

Micropolis, Yunanistan’da Selanik’in ortasında 900 metrekare alana sahip 3 katlı bir binada yer alan bir sosyal merkez. Micro-polis, küçük-kent anlamına geliyor ve bir kentte olması gereken her şey var içinde. Kâr amacı gütmeyen,

Devamını oku...
 
Administrator tarafından yazıldı. Kategori: Otonomist Marksizm
Yayınlanma: 27 Haziran 2014 Gösterim: 2233
Yazdır

Futbolun afyon olduğu, lümpen bir alan olduğu, aslında insanların uyku tulumu haline getirilmiş stadyumlarda uyutulduğu tartışmaları, “Gezi Parkı Direnişi” ve taraftar gruplarının direnişteki konumu ile ayyuka çıktı. Yaşam alanlarının giderek ticarileşmesi, futbolun piyasalaştırılması süreciyle de başa baş gidiyor. Bu anlamda futbolun piyasalaşmasının ikinci boyutundan, taraftarlığın dönüşümüne bakmak, giderek muhalifleşen taraftar gruplarını anlamak açısından yardımcı olabilir.

Oyunun öznelerinin nasıl nesneleştirildiği, piyasada birer tüketici, stadyumlarda birer izleyici konumuna nasıl sürüklendiğini görmek için lisanslı ürünlere bakalım. Artık taraftarlık öyle bir hale geldi ki; anlamını lisanslı ürün satın almakta buldu.

Devamını oku...
 

Sayfa 2 / 4