Kategori: Emek ve Değer Teori
Yayınlanma: 27 Haziran 2014 Gösterim: 4092
Yazdır

Marx’ın meta fetişizmi, değişim değeri üretimine dayalı kapitalist toplumsal ilişkilerin kuruluşu, genelleşmesi ve işleyişi anlamında üzerinde özellikle düşünülmesi gereken kavramlardan biridir. Kapital’in birinci cildinin ilk kısmının sonunda yer alan meta fetişizmi analizi, Marx’ın daha önceki eserlerinde, özellikle 1844 Elyazmaları’nda, Alman İdeolojisi’nde ve Grundrisse’de “yabancılaşma” ve “ideoloji” kavramları etrafında yürüttüğü tartışmaların izini sürer. Marx’ın metadan yola çıkarak kapitalist değer üretiminin toplumsallığını soyutlaması, aslında Kapital’de yaptığı sermaye analizinin bütününe damgasını vuran soyutlamadır ve incelediği tüm kavram ve kategoriler bu soyutlama bağlamında anlamını bulur.

Devamını oku...
 
Kategori: Emek ve Değer Teori
Yayınlanma: 27 Haziran 2014 Gösterim: 2651
Yazdır

“Çocuk doğurmamakta direniyorduk. Şiddetli savaşlardan aylar sonra savaşçılarımızdan birçoğu ölmüştü. Yerle bir olmuş köylerimizi, yine efendilere ait olan ülkemizi, arazi sahipleri için köleler gibi çalışmak zorunda kalan halkımızı görüyorduk…

Kuzeyin dağlık, ormanlık bölgelerine, volkan silsilelerindeki mağaralara çekilmek zorunda kalmıştık... Taguzgalpa kadınlarından haber almıştım. Erkekleriyle artık yatmamaya karar vermişlerdi. İspanyollara köle doğurmak istemiyorlardı.”

Devamını oku...
 
Kategori: Emek ve Değer Teori
Yayınlanma: 19 Şubat 2012 Gösterim: 4140
Yazdır

Koskoca insanlık tarihi düşünüldüğünde, kapitalizm bu tarihin içinde ne kadar da kısa bir dönem. Buna rağmen insan etkinliği ve doğa üzerinde yarattığı tahribat ölçülemeyecek boyutlarda. Yine kapitalist toplumsal ilişkilerin kuruluşundan bu yana, kendinden önceki toplumsal işleyişe dair ne kadar çok mekanizmayı kendi

Devamını oku...
 
Kategori: Emek ve Değer Teori
Yayınlanma: 19 Şubat 2012 Gösterim: 4799
Yazdır

Kapitalizmin son otuz kırk yıldır içinde olduğu ve “neo-liberal sermaye birikim süreci” olarak adlandırılan dönemde, sermayenin insan ve doğa üzerinde tüm vahşetiyle yeniden yapılanmasına tanık olduk ve olmaya devam ediyoruz. Fordist birikim rejiminin ve bu birikim rejiminin ücretli emeğe dayalı iktidar işleyişinin

Devamını oku...
 
Kategori: Emek ve Değer Teori
Yayınlanma: 19 Şubat 2012 Gösterim: 3558
Yazdır

Dil toplumsal bir değer üretimi ve ilişkiselliktir. Dil insanın kendisiyle ve hayatla muhabbet ederek düşünmesi; yaşamı okumanın soyutlama gücüdür. Soyutlama gücü olmayan bir dilin kurucu öznelliği olamaz. Bir dilin soyutlama yetisi, anlamlandırma gücündedir. Dilde anlam, kelimelerin, kavramların oluşturduğu tınıda, elektrikte,

Devamını oku...
 

Sayfa 1 / 5